EGE ÜNİVERSİTESİ

Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKAM)

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Mesajı

                                                                                                 

Günümüzde şiddet, sürekli dillendirilmesine, sürekli gündeme taşınmasına rağmen azalacağı yerde git gide artıyor. Bizi bir eğitimci olarak daha çok çocuklar ve gençler ilgilendiriyor. Hangi durumlarda çocuklarımızın ve gençlerimizin ruh sağlığı yerinde, daha mutlular da hangi durumlarda bunalıma girip hırçın oluyorlar. Alışkanlıkların ve meşguliyetlerin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Çocuklar daima iyiye yöneltilmeli. Bu projelerle, okumalarla, gezilerle aile ortamının sevgi dolu demokratik olmasıyla ve daha pek çok olumlu şeyle mümkün. Çocuk daima iyiyi görerek iyiye alıştırılmalı. Kendi yaşantımızdan düşünelim: Akademik hayatını demokratik, toleransı yüksek, gerçek anlamda işini yapan hocaların yanında yetişmiş öğrencilerin, asistanların ileriki hayatlarında da böyle bir atmosfer yaratmaya çalıştığına şahit oluyoruz. Aksine sürekli baskı altında, aşağılanarak, söz hakkı tanınmadan, bazı unvanların altında başka şeylerin peşinde koşan hocaların yanında yetişen öğrencilerin ise ileriki hayatlarında şiddet ortamı hazırladıklarını görüyoruz. Sonuçla, şiddet haberleriyle ilgilenmeyi ve sürekli bunları dillendirmeyi maharet saymak yerine; sebepler üzerinde kafa yormanın ve en azından biz eğitimciler, siyasiler, anne ve babalar olarak çocuklarımıza ve gençlerimize paylaşımcı, kaliteli atmosferler oluşturmaya çalışmanın şiddeti yok edeceğimi düşünüyoruz.

Eğitimle ilgili pek çok yazı kaleme almış bir Cumhuriyet kadını olan Vedide Baha Pars’ın verdiği şu örnek sanırım bizim duygularımıza tercüman olacak: “Mesela, oğlan çocuklar sapanla kuş avlamasını severler. Zeki ve müdebbir bir öğretmen zevk için hayat telef etmenin yanlış olduğunu söylemekle kanmaz. Bunu fırsat bilerek, bu meyli faydalı yollarda kullanır; mesela, kuşların güzel fotoğraflarını almak veyahut iyice yaklaşarak resimlerini yapmak veyahut biri izci grubuna kuşların hayat ve itiyatlarından bahsederek bir konferans vermek için çocukta arzu uyandırır.”

İşte çocuklarımıza güzel davranışları kazandırırken dayatmalar ve yasaklarla hareket etmek yerine söylediklerimizi fiiliyata dökmek ve içten gelen arzular uyandırmak gerekir.