Ege Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Politika Belgesi

EGE ÜNİVERSİTESİ
TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ
POLİTİKA BELGESİ

 

A. AMAÇ VE KAPSAM
Bu belge, toplumsal cinsiyet eşitliliğinin Ege Üniversitesi’nin tüm etkinlik ve uygulamalarında güvence altına alınması amacıyla, Üniversitemiz mensuplarının ve öğrencilerinin uyması gereken ilkeleri ve alması gereken önlemleri düzenler.
Bu belge, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 10. maddesi, Türk Ceza Kanunu ve İş Kanunu’nun ilgili hükümleri ile İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Türkiye’nin 1985 yılında taraf olduğu CEDAW’a (Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi), 2011 yılında taraf olduğu İstanbul Sözleşmesi (Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi) ile Yüksek Öğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memur Disiplin Yönetmeliği ve Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin ilgili maddeleri ve Yüksek Öğretim Kurulu’nun 28 Mayıs 2015 tarihli Genel Kurul kararına (Yüksek Öğretim Kurumları Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi) dayanılarak hazırlanmıştır.
Bu belgede toplumsal cinsiyet İstanbul Sözleşmesi’nin 3. maddesinde yer aldığı üzere, “Toplumsal olarak inşa edilen ve belirli bir toplum tarafından erkekler ve kadınlar için uygun görülen roller, davranışlar, eylemler ve nitelikler” olarak tanımlanmaktadır. Avrupa Konseyi toplumsal cinsiyet eşitliği stratejisi 2014-2017 belgesine göre; “Toplumsal cinsiyet eşitliği kadın ve erkekler için kamusal ve özel yaşamlarında ve her alanda eşit görünürlük, güçlenme, sorumluluk ve katılım’’ demektir. Toplumsal cinsiyet eşitliği aynı zamanda kaynakların dağılımında ve kaynaklara erişimde eşitlik anlamına gelir. “Toplumsal cinsiyet kalıp yargıları gerçek toplumsal cinsiyet eşitliğinin gerçekleştirilmesinin önünde ciddi bir engel teşkil etmektedir ve toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılıkları beslemektedir.”

 

B. TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ KURUMSAL İLKE VE ÖNLEMLER
Ege Üniversitesi birimleri, çalışanları ve öğrencileri ile birlikte tüm bireyler için eşitlik, insan onuruna saygı ve adil davranma gibi evrensel değerleri benimser ve her türlü ayrımcılığa karşı çıkar. Bu çerçevede, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin toplumsal bir sorun olduğu konusunda üniversitede farkındalığın arttırılmasını hedefler. Üniversite içinde temsil ve katılımda toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını amaçlar. Ege Üniversitesi içinde cinsel taciz ve saldırının önlenmesi için tedbirler alır. Bu amaçlar doğrultusunda “Ege Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekleme ve Cinsel Tacizi Önleme Birimi” görev yapar.
Farkındalığın arttırılması konusunda Ege Üniversitesi öğrencilerine “Üniversite Yaşamına Giriş” dersi kapsamında “Toplumsal Cinsiyet Eğitimi” verilmesini, fakültelerde zorunlu veya seçmeli olarak “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dersi” konması, idari personel ve yöneticilere yönelik, bu konuda hizmet içi eğitimin verilmesi ve üniversite için yazışmalarda cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılığa yer vermeyen dil ve ifadelerin yaygınlaştırılması gibi çabaların sürdürülmesini amaçlar.
Toplumsal cinsiyet açısından eşit temsilin ve katılımın sağlanması için üniversite akademik, idari personel ve öğrencileri ile ilgili her yıl “Cinsiyet Eşitliği Veri Tabanının” oluşturulması, atama ve yükseltmelere ilişkin kararlarda söz konusu veri tabanının temel alınması amaçlanır.
Ege Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliğinden kaynaklanan bir ayrımcılık ve şiddet biçimi olarak cinsel taciz ve cinsel saldırı ile mücadele etmek için güvenliğin sağlandığı ve yeterli aydınlatmanın olduğu bir yerleşke amaçlar. Cinsel taciz ve saldırıya yönelik olarak “Ege Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekleme ve Cinsel Tacizi Önleme Birimi”ni oluşturur ve birimin faaliyetlerini yönerge ile tanımlar.
EK: TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ POLİTİKA BELGESİNE İLİŞKİN TANIM VE İLKELERTANIMLAR:
1. Cinsel Taciz: “Kişiyle vücut teması bulunmadan yapılan ve rızaya dayalı olmayan, cinsel içerikli söz, tavır ve diğer davranış biçimleri” olarak tanımlanmaktadır. Olayın gerçekleştiği ortama ve bağlama göre, ısrarla tekrarlanan eylemler ya da tek bir eylem cinsel taciz olarak değerlendirilebilir. Süreklilik ön koşul değildir. Her cinsel yönelim ve yaştaki insan cinsel tacize uğrayabilir. Cinsel taciz farklı biçimlerde gerçekleşebilir. Tamamen kapsayıcı olmamakla birlikte, bazı cinsel taciz biçimleri, cinsel içerikli tehditler, kişilerin cinsiyetine yönelik taciz, düşmanca ortam tacizi ve istenmeyen cinsel ilgi ve yakınlık şeklinde görülebilir. Yerleşkelerde sık rastlanan üç cinsel taciz biçimi; misilleme, takip etme ve ödüllendirme vaadidir.
a) Misilleme; kişinin cinsel veya duygusal amaçlı girişim ve teklifleri reddetmesi ya da tacize uğradığını düşünerek şikâyet etme yoluna gitmek istemesi/gitmesi nedeniyle, açıkça veya örtülü olarak iş veya eğitim yaşamının intikam amacıyla zorlaştırılmasıdır.
b) Israrlı Takip; bir kişinin rızası dışında peşine takılma, evinin, okulunun, işyerinin önünde bekleme, yolda uzaktan ya da yakından izleme, kişisel bilgilerini, gündelik hayatını öğrenmek üzerine soruşturma yapma ve bu bilgileri taciz etme amaçlı kullanma eylemidir.  
c) Ödüllendirme Vaadi; kişinin hak etmeksizin, cinsel veya duygusal amaçlı bir davranış veya teklifi kabul sonucu ödül, terfi, not veya benzeri kazançlarla ödüllendirilmesi vaadidir.
2. Cinsel Saldırı: “Rızaya dayalı olmayan cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesi” şeklinde tanımlanmaktadır. Cinsel saldırı, kişinin fiziksel ve/veya psikolojik güç kullanımı, tehdit, korku, baskı altına alma, gözdağı verme, hile ve kandırma gibi zorlamalarla, cinsel içerik taşıyan fiziksel bir davranışa maruz kalması yoluyla vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesi olarak kabul edilmektedir.
3. Çocuğa Yönelik Cinsel İstismar: 18 yaşından küçüklere karşı gerçekleştirilen cinsel saldırı ve cinsel taciz eylemleri olarak değerlendirilmektedir. Suçun, kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi hâlinde, ceza ağırlaştırılmaktadır. Fiilin cebir ya da tehditle işlenmesi de cezayı ağırlaştırmaktadır.
4. Rıza Kavramı: Hak ihlalleri, psikolojik taciz ve cinsel taciz ve cinsel saldırı tanımlamasında önemlidir. Unvan ve/veya mevki kullanılarak fiziksel ve/veya psikolojik güç kullanımı, tehdit, korku, baskı altına alma, gözdağı verme, hile ve kandırma ile alınan sesli ya da sessiz onay, rıza olarak kabul edilemez. Sessiz kalmak rıza göstermek değildir. Rızanın sürekliliği esastır, rıza her zaman geri alınabilir.

 

5. Acil Durum: İvedilikle işlem yapılmadığı ve önlem alınmadığı takdirde, başvuranın can güvenliğinin veya hak ve özgürlüklerinin tehdit altında olduğu; cinsel taciz veya saldırıya ilişkin delillerin kaybolması ihtimallerinin ortaya çıktığı durum şeklinde tanımlanmaktadır.
6. Ayrımcılık: Bir kişiye, toplumsal cinsiyet temelli keyfi ya da haksız bir davranışta bulunulması ve bu suretle, bu kişinin mağdur edilmesi olarak ifade edilmektedir. Daha özel olarak, toplumsal cinsiyet kimliği ya da cinsel yönelimi nedeniyle, bir kişi ya da gruba, aynı ya da benzer konumda olduğu diğer kişilere göre keyfi olarak eşit davranmamak ya da onları mağdur etmek anlamına gelmektedir.
İLKELER:
1. Özen Gösterme İlkesi: Üniversite, cinsel taciz ve cinsel saldırı iddiaları karşısında, bu iddiaları etkin bir şekilde araştırma, bu iddialar karşısında harekete geçmeyen ve/veya üstünü kapatmaya çalışanlar hakkında gerekli işlemleri yapma, taciz ve/veya şiddete uğrayanların ikinci kez mağduriyete uğramasını önleme ve onların içinde bulundukları durumu anlama hususlarında gerekli dikkat ve özeni gösterir. Bu ilke, özellikle cinsel taciz ve saldırı iddialarıyla ilgili başvuru sürecinde, şiddete uğrayanın tekrar mağdur edilmemesini sağlamaya yönelik olup, değerlendirmenin başlatılmasında “başvuru sahibinin beyanı esastır” ilkesinden hareket etmeyi gerektirir.
2. Gizlilik İlkesi: Üniversite, cinsel taciz ve saldırı iddialarının ele alındığı tüm aşamalarda, başvuru sahibi kişi ve şikâyet edilen kişinin özel hayatlarının gizliliği ilkesine uygun davranır.
3. Güven İlkesi: Üniversite, gizlilik ve özen gösterme ilkelerine riayet ederek, tarafların güven duygusunu zedelemeyecek şekilde davranır.
4. İvedilik İlkesi: Üniversite, cinsel taciz ve cinsel saldırı iddiaları karşısında vakit geçirmeden harekete geçilmesini sağlar. Üniversite özellikle, a) Söz konusu istenmeyen cinsel tavır ve yaklaşımlar, aralarında bir kurumsal hiyerarşi olan ve güç asimetrisi bulunan kişiler arasında meydana geldiğinde; b) Bu durumun tacize uğrayan kişinin öğrenimini akademik veya idari kariyerini, istihdam durumunu olumsuz şekilde etkilediğinde; c) İstenmeyen cinsel yaklaşımlar bir ödüllendirme veya misilleme, intikam alma aracı olarak kullanıldığında; d) Bazı cinsel içerikli yaklaşımlar sıklık veya yoğunlukları nedeniyle kişinin öğrenim ya da çalışma ortamını ciddi şekilde bozduğunda, düşmanca, aşağılayıcı ve saldırgan bir ortam yarattığında ivedi ve aktif olarak hareket eder.

5. Başvuranın Beyanı Esastır: Cinsel taciz ve cinsel saldırı fiillerinin işlenme şekli, çoğu zaman iki kişi arasında geçip, kanıtlanması zor bir durum yaratmaktadır. Bu nedenle cinsel taciz ve/veya cinsel saldırıyla ilgili değerlendirme sürecine başlarken “başvuranın beyanı esastır” ilkesinden hareket edilir. Bu ilke, şiddete uğrayanın toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve diğer nedenler dolayısıyla şikâyet edememe gibi durumlar gözetilerek getirilmiş olup, sadece değerlendirme sürecinin başlatılmasıyla ilgilidir. Bu ilke, çok defa açık kanıtların olmadığı durumlarda da tacizin doğasına, olayın bağlamına ve kişilere dair daha bütünsel bir akıl yürütmeyle, olayın niteliğini anlama ilkesiyle birlikte söz konusu olup, tek başına inceleme sonucunu belirlemez.
6. Yargılamaksızın Destek İlkesi: Kurul tarafından şikâyet sahibine, sürecin her aşamasında ve talebi doğrultusunda psikolojik, tıbbi ve hukuki destek sağlanması esastır. Cinsel taciz, cinsel saldırı ya da cinsel istismar içerikli davranışlara maruz kaldığını belirten kişilere Üniversite’nin tüm bileşenleri de yargılamaksızın destek verir.
7. Risk ve Önlemleri Bildirme İlkesi: Kurul, destek sürecinde şikâyette veya başvuruda bulunan kişiye; seçebileceği hukuki ve diğer çözüm yollarını, bu yollarda izlenen süreçleri, bu yolların her birinin yaratabileceği riskleri ve alınması gereken önlemleri anlatmakla sorumludur.
8. Kasıtlı Yanlış Beyanlara Karşı Farkındalık ve Önlemler: Cinsel taciz ve cinsel saldırı iddiaları kişisel hesaplaşmalara alet edilmemelidir. Şikâyeti yapanın kasıtlı olarak yalan söylediğinin ve yanlış beyanlarda bulunduğunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde anlaşıldığı durumlarda disiplin yaptırımı söz konusudur.